Sevgililer Günü, bir antik çağ geleneği

Vakanüvis yazdı: Sevgililer Günü, bir antik çağ geleneği

Vakanüvis, yarın tüm dünyada kutlanacak olan 14 Şubat Sevgililer Günü’nün tarihçesini ele aldı.

ensonhaber.com

Sevgililer Günü: Bir antik çağ geleneği

Vakanüvis

Sevgililer Günü, bir kez daha tüm dünyada kutlanacak.

Anneler, babalar ve benzeri diğer kutlama günlerinde olduğu gibi, 14 Şubat da tüketime endeksli global bir çılgınlık halinde geçecek.

Sevgililer Günü, bugünlerdeki yoğun kutlanma performansıyla modern zaman içindera ait gibi görünse de aslında geçmişi çok eskilere, antik çağlara kadar uzanan bir fenomen.

Antik Yunan’da kuşlara bakıp koca seçilirdi

History Channel ve Vouge dergisindeki derlemeler ile Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden Dr. Caillan Davenport’un kaleme aldığı “Sevgililer Günü’nün Kanlı Kökenleri” başlıklı yazısında anlatılanlara göre 14 Şubat; Hıristiyan azizlerinden Valentin’e nispet edilse de aslında o rahip de bu günü, eski pagan geleneklerinden almıştı. 14 Şubat şenlikleri, ilk dönem “Hıristiyan babaları”nın; pagan Roma halkını yeni dine ısındırmak için, antik Yunan’dan tevarüs edilmiş eski inanışlarla yeni inanışları birleştirme politikası uyarınca ortaya çıkmıştı.

Çok sayıda batıl itikadın, bolca tanrının ve bu tanrılara adanmış günlerin olduğu antik Yunan ve Roma toplumlarında, topluca coşulan günlerden birisi de insanların karşı cinsle tanışmasını hedefleyen 14 Şubat’tı. Antik Yunan’daki itikada göre, bekâr bir genç kızın bu festivalde gördüğü ilk kuşun, evleneceği erkeğin karakterini yansıtacağı düşünülüyordu. Bir kuğu, ömür boyu sadık bir adamla, güvercin iyi kalpli biriyle, karatavuk da bir rahiple evlenileceğine yorulurdu.

Şubat ayı ortasında kutlanan festivalde, kadınlar sadece kuşlara güvenmezler, akıllarından geçirdikleri erkeğin adını gömleklerinin koluna yazarak işi garantiye almaveya çalışırlardı! Karşı cins odaklı bu festivalde, Yunanlıların “aşk tanrısı” Eros da işin içindeydi, o da anılırdı. Bu arada Eros, ilerleyen asırlarda, elinde ok ve yayı olan – muhtemelen doğuma atıfla – sevimli küçük bir çocuk imajına dönüşecekti.

Keçi, köpek kesip “Çobanların Tanrısı”nı adarlardı

Bu gelenek, antik Yunan’dan pek çok tarihçinin “tam bir şiddet toplumu” diye nitelendirdiği Roma’ya geçtiğinde ise biraz farklılaşacaktı. Romalılar, törenlere keçi ve köpek kesme âdetini de getirmişti. Buna göre, çoğu gençlerden oluşan topluluk; tarım ve bereket (çoban) tanrıları Faunus ile Lupercus onuruna 14 Şubat gecesinden başlayıp 15 Şubat günü boyunca bir araya gelir, kâh flörtöz ilişkiler kâh da evlilik için kendilerine eş ararlardı. Bu gün, aynı zamanda söylencelere göre, “Roma şehrini kuran Romulus ve Remus isimli kurtlar”ı da anma günüydü.

Roma’da, Palatine tepesindeki Magna Mater tapınağının yakınlarında bulunan mağaranın etrafında toplanan ahali, çobanların tanrısı Lupercus’un rahiplerinin yönettiği ayin ve şenliğe katılırdı. Çoğunluğu bekâr erkek ve genç kızlardan oluşan kalabalık, önce çobanların tanrısı için iki keçi ile sürüleri koruyan köpeklerin kesilişini izlerdi. Festival, bereket ve doğurganlık inanışlarını temsil eden bu tören sonrası “biraz çılgınca” boyutlara evrilirdi.

Rahipler, sayısı epeyce fazla olan köpeklerin kurban edilişinin ardından ellerindeki kanlı bıçakları kaselerdeki süte batırırlar, sonra da keçi yünleriyle silerlerdi. Tarihçiler arasında, Sevgililer Günü’nün kırmızı ve beyaz renklerle ilişkilendirilmesinin nedeninin bu ritüel olduğunu savunanlar olmuştu.

Roma sokaklarında kamçılanan kadınlar

Festival, bu aşamalardan sonra iyice çığırından çıkardı. Önce içkinin su gibi aktığı gösterişli bir ziyafet sunulur, ardından da rahipler, keçi derilerini “sırım” adı verilen çizgiler halinde keser, kurban kanına batırır ve bunlarla festivalin kadın katılımcılarını kırbaçlardı. Bu histerik anlarda bazı katılımcılar tamamen soyunur; Roma sokakları, peşinde kırbaçlı rahiplerin olduğu kadınların koşuşturmalarına sahne olurdu.

Bu batıl itikada göre kadınların doğurganlığı arttırıyordu! Festivalin ilginç bir diğer etkinliği de genç kızların isimlerinin kâğıt parçalarına yazılarak bir kavanoza atıldığı “çöpçatanlık piyangosu”ydu. Daha sonra genç adamlar kavanozdan bir kızın adını çeker, bu çift festival boyunca “birbirine bağlanmış” sayılırdı. Çiftler, nadiren evlenirdi.

Aziz Valentin, gizlice evlenme törenleri yüzünden idam edilmişti

Bu tuhaf festival, Hıristiyanlık Roma’da hâkim olduğunda, içindeki “aşırılıklar” nedeniyle bir dönem yasaklanmıştı. Hâttâ işi iyice abartıp, “evlenmeyi yasaklayan” bir imparator bile görülmüştü. MS. 3’üncü yüzyılda İmparator II. Claudius, bu yasak kararını – evliliğin, seferler için asker bulmayı zorlaştırdığını düşünüyordu – almıştı.

İşte, Sevgililer Günü’nün, günümüz tanınmış kültüründe Aziz Valentin ile anılması da bu dönemdeki gelişmelerle bağlantılıydı. Valentin isimli Hıristiyan bir rahip, imparatorun hem bu festivali hem de evlilikleri yasaklaması üzerine çiftleri gizlice evlendirmeye başlamıştı. Valentin; eski Roma geleneklerine dönük bir selamlamayla insanları yeni dine ısındırma tekniğini kullanarak, evlilik töreni öncesi eskisi kadar çılgınca olmasa da küçük eğlenceler de tertip etmişti.

Gizlice yapılan bu kutlamalar ve evlilik törenleri devlet yöneticileri tarafından öğrenilince de Valentin idam edilmişti. Roma Valisi, imparatorun emri doğrultusunda onu, sopalarla dövülme ve kafasını kesme cezasına çarptırmıştı. Ceza, 14 Şubat 270’te infaz edilmişti. Birkaç asır sonra ise Papalık, 496 yılında Valentin’i anmak için “14 Şubat Şehit Günü” kutlamalarını ilan etmişti.

“Sevgi” bahane, harcama mükemmel

Sevgililer Günü’nün günümüzdeki hali ise tam bir tüketim çılgınlığına dönüşmüş durumda. Bu gün için dünyada ne kadar para sarf edildiğine dair net bir bilgi bulunmasa da sadece ABD’ye ilişkin veriler bile, 14 Şubat’taki harcama patlamasını ortaya koymakta.

Rakamlara göre, ABD’de geçtiğimiz yıl Sevgililer Günü ile ilişkilendirilebilecek harcamaların toplamı 20 milyar dolar civarında gerçekleşmişti. ABD Ulusal Perakende Federasyonu’nun tahminlerine göre de bu yıl 14 Şubat’ta sadece mücevher ve sair takılara 4,3 milyar, çiçeklere 2 milyar, çikolata ve şekerlemeye de 1,7 milyar dolar harcanacağı öngörülüyor.

Muhtelif hizmet, ulaşım, turizm ve diğer sektörlerdeki harcamaların da yaklaşık 12 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*