Tüm Türkiye’ye online yemek sipariş kültürünü kazandıran Yemeksepeti, 2001’de Nevzat Aydın tarafından kuruldu. 2015’te 589 milyon dolara Alman hızlı sipariş ağı Delivery Hero’ya satılan şirket, uzun bir süre boyunca “Türkiye tarihinin en yüksek değerli satışı” olarak kayıtlara geçti.

Aslında 2015’ten sonra Yemeksepeti adına işler yoluna girmişti. Delivery Hero’nun da gücünü arkasına alınca Türkiye dışına açılan şirket, Banabi markasıyla -daha sonra pek çok rakibi karşısına alacağı- hızlı market siparişi sektörünün de öncülerinden oldu Türkiye’de… Oldu olmasına ama Eylül 2021’de logo ve temel düzeyde tasarım değişimiyle başlayan yenilenme süreci şirkete de yaramadı.

Büyük değişimin başlangıcı… Yemeksepeti’nin yeni dönemi, kurucusunun şirketten ayrılmasıyla başladı:

9c6caade50a35aa84ef3eddad744839192ffa6f2

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki bu değişim iş dünyası için normal. Kasım 2021’de kurucusu Nevzat Aydın’ın ayrılmasıyla bıraktığı CEO koltuğuna, uzun yıllardır şirkette üst düzey yönetici olarak çalışan Mert Baki geçti. Birkaç ay sonra, Mayıs 2022’de hem web hem de mobil uygulama tasarımı baştan aşağıya yenilenen Yemeksepeti, bugün başarılarından çok son kullanıcıya ve iş ortaklarına yaşattığı negatif deneyimler ile anılıyor ne yazık ki.

Tasarım değişiminden önce asıl sorun veri güvenliği endişeleriydi: Ancak sorunu büyüten şey güvenlik değil, Yemeksepeti’nin tavır ve tutumu oldu:

Yukarıdaki videoda da özetlediğimiz 30 milyon kullanıcının verilerinin ele geçirildiği iddiasıyla başlayan kriz, Yemeksepeti adına yeni döneme zorlu bir giriş oldu. Ancak sorunu büyüten şey verilerin çalınması değil, bu durumun şirket tarafından ısrarla reddedilmesiydi. Reddedilmesine rağmen KVKK, olaydan 3 ay sonra şirkete -pek de caydırıcı olmayan- 1 milyon 9000 bin TL’lik idari para cezası uyguladı. Cezanın ardından olaylar büyük ölçüde unutuldu.

Peki KVKK’nın caydırıcı cezalar vermesi neden önemli? Aslında bunun doğrudan Yemeksepeti ile ilişkisi yok. Her şeyimizin giderek dijitalleştiği bir ortamda tüm şirketler sorumluluk sahibi olmalı ve ne yazıki güvenlik yatırımlarını tetikleyen çoğu zaman çaydırıcı cezalar oluyor. Örneğin Facebook’un Cambridge Analityica skandalı sonrasında yapılan ABD’de ve Avrupa’da hala devam ediyor. Ancak ülkemiz çapındaki benzer olaylar hemen unutuluyor, yasal süreç büyük şirketleri rahatsız etmeyecek cezalarla sonuçlanıyor.

Böyle bir olayın ardından bile endişeler ortadan kalkmış değil: Aylar sonra bile bazı kullanıcılar, kayıtlı kredi kartları üzerinden habersizce yemek siparişi verildiğini belirtmişti:

a37f9184366d0370970bafa3563a8b56a7e7cd18

Haziran 2022’de yapılan bu güvenlik tabanlı şikayetler eğer doğruysa, çalındığı söylenen verilerin büyük bir kısmının hala kötü niyetli insanların elinde olduğu ortada. Bugün e-posta adresinizi söylediğinizde daha önce hackerların eline geçip geçmediğini söyleyen platformlar varken Yemeksepeti, bu konuda kullanıcılarına düzenli bilgilendirme yapmayınca, üzerine maddi mağduriyetler yaşanınca tepki topluyor.

Yemeksepeti kullanıcıları, bu noktada şirketi kendi yanlarında hissedemiyorlar. Dijital çağda veri sızıntılarının doğal bir sonuç olduğunu kabullenip zarar gören kullanıcılara bilgilendirme yapmak, kart bilgilerini değiştirmeleri konusunda uyarmak gibi adımlar atmak zor olmasa gerek.

Yaşandığı artık kesinleşen veri ihlalleri, mağdur olduklarını dile getiren kullanıcıların yanıtsız kalmaları, geciken kurumsal açıklamaların “yaşananları reddettme” amacıyla yapılması Yemeksepeti kullanıcılarını soğuttu:

37732697dc9fe5026d6c2467adbef046bb0783fa

Haliyle pek çok insan Yemeksepeti’ni bırakıp artık farklı seçeneğe sahip oldukları için diğer uygulamaları kullanmaya başladılar.

Yine de iyi adımlar atılmıyor değil. Örneğin işlevi tam olarak çözülemeyen Muhtarlık özelliği kaldırımıştı platformdan:

d9d21341bbe599172dea1fe06b17d67942c5268e

Kimse böyle bir “oyunlaştırma” özelliğinin neden kullanıldığını, siparişle kazanılan puanların sıralamaya girmek dışında ne işe yaradığını çözememişti. Kaldırılması iyi oldu tabii…

Ayrıca Yemeksepeti insansız teslimat robotu Yebo’da böyle bir dönemde faaliyete başladı: Ancak toplumun genelinde karşılık bulan bir girişim olmadı

daaa38704e00a97d2caabbe52284057948d01a3c

İstanbul, Caddebostan’da yapılan insansız sipariş teslimatları, şirketin yeni nesil teknolojiler konusunda global rakiplerinden geri kalmadığını gösterdi. Teslimat robotu, daha temel ihtiyacını karşılamakta güçlük çeken ya da bilgi güvenliğinden endişe duyan, bu endişesinin firma tarafından giderilmediği bir kullanıcı için “sipariş robotunun kullanılması” haberi pek de önemli değildi.

Tüm bu olaylara eş zamanlı olarak Yemeksepeti’nin toplam kalitesini ve toplum gözündeki konumunu etkileyen bir olay daha vardı hatırlasınız: Kurye eylemleri

e0118d1e3323098c73bbc1e18527b7be6fc736ff

2021’de tartışma olan çalışma şartlarına ilk olarak o dönem şirketin başında olan Nevzat Aydın yanıt vermişti. Ancak ekonomik koşullar çetinleştikçe bu tepkiler ete kemiğe bürünüp eylemlere dönüştü.

Ocak ayında eş zamanlı olarak Trendyol, Hepsiburada gibi şirketlerin de kuryeleri, ekonomik taleplerinin yerine getirilmemesi sebebiyle eylem yapmaya başlamışlardı. Yemeksepeti için bu süreç, diğer şirketlere kıyasla daha uzun, yaklaşık olarak 3 ay sürdü. Hatta Migros olayını çözen Haluk Levent devreye girip olayı tatlıya bağlamaya çalışmıştı hatırlarsınız… Basınla görüşen kuryelerin işten çıkarıldığı iddiaları kaydedildi, hatta bir eski kurye “Nefes almak bile suç” açıklamasında bulunmuştu.

Kuryelerin eylemleri sadece Türkiye’ye veya ülkemizdeki şirketlere özgü bir durum da değil. 2022 ile birlikte pandeminin etkileri ortadan kalkmaya başlayınca daha az kullandığımız sipariş uygulamaları düşüş trendine girdi. Hatta Türkiye’nin ilk decacorn’u olan Getir’e New York’ta Çalışma Bakanlığı tarafından soruşturma bir açıldı. Bu tip dava olayların sayısında artış beklendiğini de belirtelim.

Yemeksepeti’nin geldiği noktadan iş ortakları olan restoranlar da şikayetçi olmaya başladı:

eff51ef0a93eca57cb544a01559380290ceaa25a

7575ebbe151e22e7e69a4e535d76c980d0d515fa

Kapalı olan restoranlardan sipariş verildiği iddiası ise bambaşka gündem yarattı. Restoran sahipleri bu durumun müşterileri mağdur edeceği, kendi işletmeleri hakkında da yanlış yargılara sebep olabileceği düşüncesindeler. Haklılar da… Kim ister ki asla gelmeyecek olan bir siparişi vermeyi.

Hatta bazı restoranların, Yemeksepeti’ndeki sorunlar sebebiyle şöyle reklamlar verdiği de görüldü:

60476dd2757c0a7485d833cbfb2739773d1279df

Verilen siparişlerden restoranların haberdar olmadığı iddiaları da var:

e26d5b35678b67f65d3539950dfa32f4a02b1db8

Yaşanan mağduriyetler sadece uygulamalardaki teknik sorunlarla da sınırlı kalmıyor:

e47c372e952757c3eb6b253d7d003f4e0a6ed0ed

Durum bazen LinkedIn’de aşağıdaki gibi özetleniyor:

7ea2b7e18dbdf4f4ec2b4c0a8d44fcda20608da7

Bazı müşteriler, yaşadıkları sorunları restoranlara sipariş notu olarak iletmeye de başladılar:

886175e17e9e5ab74474aa04205981e6600d9495

Peki sizce Yemeksepeti nasıl bir yol izlemeli? Düşüncelerinizi yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
EvetHayır

Yazı hakkında bir şey söylemek ister misiniz?